Menfi Tespit Davası: Borçlu Olmadığının Tespiti ve İcra Takibi
Menfi tespit davası, hukuki yararı bulunan kişinin bir borcun mevcut olmadığının tespitini istemesine imkân verir. Takipten önce ve takipten sonra ihtiyati tedbirin etkisi aynı değildir.
Son güncelleme: 26.09.2026 · Tahmini okuma: 2 dk
İçerik sorumlusu: Analiz Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu · Yayın ilkeleri
Hızlı yanıt
Kısa cevap
İcra ve İflas Kanunu m.72 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Takip kesinleşmiş olsa bile maddi hukuk bakımından borçlu olunmadığı iddiası belirli koşullarda bu davayla ileri sürülebilir.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın özellikleri, süreler ve başvuru yolları farklılık gösterebilir; hak kaybı riski bulunan durumlarda dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınması önemlidir.
Takipten önce açılırsa tedbirin etkisi
Takipten önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Tedbir otomatik değildir. Hukuki yarar, yaklaşık ispat, teminat ve diğer tedbir koşulları somut dosyada mahkemece değerlendirilir.
Takip başladıktan sonra durum farklıdır
İcra takibi başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında kural olarak ihtiyati tedbir yoluyla takibin tamamen durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, gecikmeden doğabilecek zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstermek suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
Bu ayrım, ödeme emrine itiraz süresini önemsiz hâle getirmez. İtiraz süresi hâlâ açıksa ödeme emrine karşı başvurulacak yol ayrıca değerlendirilmelidir.
Borç dava sürerken ödenirse
Menfi tespit davası devam ederken takip konusu borç cebri icra nedeniyle ödenirse, İİK m.72 kapsamında dava belirli koşullarda ödenen paranın geri alınmasına yönelik istirdat istemi olarak devam edebilir.
Ödemenin tarihi, kime ve hangi dosyaya yapıldığı, ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığı ve icra safahatı dosyada önem taşır.
İspat yükü her dosyada aynı değildir
Davacı yalnızca borç ilişkisinin hiç doğmadığını ileri sürüyorsa alacağın varlığını iddia eden tarafın ispat yükü gündeme gelebilir. Buna karşılık borcun doğduğunu kabul edip ödeme, ibra, takas veya başka bir sona erme sebebine dayanılıyorsa bu olguyu ileri süren tarafın ispat yükü farklılaşabilir.
Senedin, çekin, kefaletin veya temel sözleşmenin niteliği ispat rejimini değiştirebilir; menfi tespit davası her borç türünde aynı delil düzeniyle yürütülmez.
Başlamadan önce toplanabilecek belgeler
- Takip varsa ödeme emri, takip talebi ve dosya safahatı.
- Borç ilişkisinin dayanağı sözleşme, senet, çek, fatura veya hesap dökümü.
- Ödeme, ibra, takas veya fesih iddiası varsa bunları destekleyen kayıtlar.
- Haciz ve tahsilat işlemleri ile icra veznesindeki para hareketleri.
- Varsa ihtiyati tedbir talebinin neden gerekli olduğunu gösteren somut kayıtlar.
Bilgilendirme notu
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay için kesin sonuç taahhüdü değildir. Mevzuat, resmî uygulamalar ve süreler değişebileceğinden işlem yapmadan önce güncel resmî kaynakları kontrol edin.