İşçilik alacaklarında beş yıllık zamanaşımı düzenlemeleri, fesih tarihi, ücret alacakları ve 2017 geçiş hükümlerinin neden birlikte kontrol edilmesi gerektiği.
İşçilik alacaklarında tek bir başlangıç tarihi ve tek bir zamanaşımı hesabı yoktur. Ücret ve fazla çalışma gibi dönemsel alacaklar hak edildikleri dönemlerle bağlantılı iken kıdem, ihbar ve kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi bazı talepler iş sözleşmesinin sona ermesiyle muaccel hale gelir.
4857 sayılı İş Kanunundaki düzenlemeler uyarınca ücret alacakları ile iş sözleşmesinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve kanunda sayılan tazminatlar bakımından beş yıllık zamanaşımı sistemi önem taşır. Ancak hangi hükmün uygulanacağı alacağın türüne ve doğduğu/fesih tarihine göre belirlenmelidir.
25 Ekim 2017'de yürürlüğe giren değişiklikler bakımından geçiş hükmü bulunur. Bu nedenle eski tarihli iş sözleşmeleri veya daha önce işlemeye başlamış zamanaşımı süreleri için yalnız bugünkü 'beş yıl' kuralını geriye doğru otomatik uygulamak doğru değildir.
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil gibi dönemsel alacaklarda çalışma dönemi ay ay veya yıl yıl ayrılmalıdır. Dava tarihinden önce zamanaşımına uğrayan dönemlerle henüz süre içinde bulunan dönemler aynı olmayabilir.
Arabuluculuk başvurusunun zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere etkisi kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Başvuru ve son tutanak tarihleri bu nedenle dosya kronolojisine eklenmelidir.
Zamanaşımı mahkemenin her dosyada kendiliğinden aynı biçimde uyguladığı basit bir takvim hesabı değildir. Talebin türü, borcun muacceliyet tarihi, kesilme/durma sebepleri, geçiş hükümleri ve tarafların usule uygun savunmaları birlikte değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Süre ve işlem güvenliği
Avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte bazı başvuru, itiraz ve dava türlerinde hak düşürücü süre, zamanaşımı, görev ve yetki, talep sonucu, tebligat ve delil kuralları nedeniyle sonradan giderilmesi güç veya mümkün olmayan hak kayıpları ortaya çıkabilir. Özellikle tebligat alınmışsa veya kısa süreli bir başvuru söz konusuysa işlem yapmadan önce güncel resmî kaynağı ve dosyaya özgü koşulları kontrol etmek; gerektiğinde hukuki değerlendirme almak yararlı olabilir.