İşverenin sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık, zorlayıcı nedenler ve gözaltı/tutukluluk durumlarında derhal fesih hakkının koşulları.
4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesi işverenin belirli koşullarda iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeden feshedebileceği halleri düzenler. Sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık, zorlayıcı sebepler ile gözaltı veya tutukluluk nedeniyle devamsızlığın kanuni eşiğe ulaşması farklı bentlerde ele alınır.
Uygulamada en çok uyuşmazlık m.25/II kapsamındaki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda çıkar. İşverene yanıltıcı bilgi verilmesi, güveni kötüye kullanma, hırsızlık, işyerinde belirli nitelikte saldırı veya sataşma ve kanunda sayılan diğer haller bakımından somut olayın hangi alt bende girdiği belirlenmelidir.
Haklı fesih iddiasının ispatı önemlidir. Olay tutanağı, kamera kaydı, yazışmalar, görev kayıtları, tanık beyanları ve gerekiyorsa işçinin açıklaması/savunması kronolojik biçimde saklanmalıdır. Tutanak düzenlenmiş olması tek başına olayın gerçekleştiğini kesin olarak kanıtlamaz.
İşverenin fesih sebebi ve kullanılan hukuki dayanak kıdem ve ihbar tazminatı sonuçlarını etkileyebilir. Özellikle m.25/II iddiasında kıdem tazminatı bakımından farklı sonuç doğabileceğinden, bütün m.25 hallerini 'tazminatsız fesih' şeklinde genellemek doğru değildir.
İş güvencesi kapsamındaki çalışanlar bakımından haklı neden bulunmadığı veya ileri sürülen olayın ispatlanamadığı iddiası işe iade uyuşmazlığına dönüşebilir. Fesih bildirimi, arabuluculuk ve dava süreleri ayrıca takip edilmelidir.
Derhal fesih hakkının kullanımında olayın öğrenilme zamanı ve kanundaki süre sistemi önem taşıyabilir. Disiplin soruşturması, delil toplama ve fesih tarihi arasındaki kronoloji dosyada açıkça gösterilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay bakımından hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Süre ve işlem güvenliği
Avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte bazı başvuru, itiraz ve dava türlerinde hak düşürücü süre, zamanaşımı, görev ve yetki, talep sonucu, tebligat ve delil kuralları nedeniyle sonradan giderilmesi güç veya mümkün olmayan hak kayıpları ortaya çıkabilir. Özellikle tebligat alınmışsa veya kısa süreli bir başvuru söz konusuysa işlem yapmadan önce güncel resmî kaynağı ve dosyaya özgü koşulları kontrol etmek; gerektiğinde hukuki değerlendirme almak yararlı olabilir.