Tanıma ve Tenfiz: Yabancı Mahkeme Kararları
Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tanınması ve icrası; şartlar, görev ve yetki, belgeler, tebligat ve özel sözleşme rejimleri.
Son güncelleme: 25.10.2026 · Tahmini okuma: 4 dk
İçerik sorumlusu: Analiz Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu · Yayın ilkeleri
Hızlı yanıt
Kısa cevap: Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?
Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabul edilmesidir. Tenfiz, icra gerektiren hükmün Türkiye'de icra edilebilir hâle gelmesini sağlar. MÖHUK m.50 ve 58 bu ayrımın temelidir. Tenfiz edilen hüküm aynı zamanda tanınmış olur; aynı hüküm için iki ayrı dava her durumda gerekli değildir.
Önce kararla hangi sonucun istendiği belirlenir. Boşanmanın nüfusa işlenmesi, nafaka tahsili, velayet düzeninin uygulanması ve ticari alacağın icrası aynı işlem değildir. Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler ve özel kanuni yollar ayrıca incelenir.
Hangi kararlar için gündeme gelir?
- Boşanma ve evlilik durumuna ilişkin kararlar: mahkeme yolunun yanında 5490 m.27/A kapsamında idari tescil koşulları da kontrol edilir.
- Nafaka ve tazminat hükümleri: icra edilecek para borcu ve uygulanabilecek nafaka sözleşmeleri incelenir.
- Velayet ve kişisel ilişki: çocuğun mutad meskeni, kararın türü ve ilgili çocuk koruma sözleşmesi belirleyicidir.
- Miras, mal rejimi ve ticari alacak: hükmün para alacağına mı yoksa taşınmaz üzerindeki ayni hakka mı ilişkin olduğu ayrılır.
- Yabancı hakem kararları: mahkeme kararlarından farklı olarak New York Sözleşmesi ve MÖHUK m.60–63 yönünden değerlendirilir.
MÖHUK bakımından hangi şartlar incelenir?
Genel rejimde hukuk davalarına ilişkin yabancı mahkeme ilamının, verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş olması gerekir. Ceza ilamındaki kişisel haklara ilişkin hükümler de m.50/2 kapsamında ayrıca değerlendirilebilir. Yabancı bir makamın düzenlediği her belge mahkeme ilamı sayılmaz.
MÖHUK m.54; Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi, kamu düzenine açık aykırılık ve savunma hakkına ilişkin koşulları düzenler. Davalı itiraz ederse, yabancı mahkemenin uyuşmazlık veya taraflarla gerçek bağlantısı bulunmaksızın kendisini yetkili sayması da incelenir. Usulüne uygun çağrı ve temsil kayıtları bu nedenle önemlidir.
Karşılıklılık, MÖHUK kapsamındaki tenfizde aranan koşullardandır; anlaşma, kanuni düzenleme veya fiilî uygulama üzerinden araştırılır. Tanımada ise m.58 uyarınca m.54/1-a uygulanmaz. İki yolun şartlarını tamamen aynı kabul etmek hatalıdır.
Hangi mahkemeye başvurulur?
Görev ve yer bakımından yetki ayrı sorulardır. MÖHUK m.51 asliye mahkemelerini gösterir; aile hukukuna ilişkin yabancı kararlar bakımından 4787 m.4 gibi özel görev hükümleri birlikte uygulanır. Her karar için tek bir mahkeme türü söylenemez.
MÖHUK m.51'de yer bakımından öncelik, kendisine karşı tenfiz istenenin Türkiye'deki yerleşim yeri; bu yoksa sakin olduğu yerdir. Her ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri gündeme gelir. Büronun bulunduğu şehir veya başvuranın adresi tek başına yetkiyi belirlemez; sözleşmeye dayalı özel yollar ayrıca kontrol edilir.
Süreç hangi aşamalardan oluşur?
- 1. Kararın ülkesi, makamı, hüküm bölümü ve istenen Türkiye sonucu belirlenir.
- 2. Uygulanacak sözleşme, idari tescil imkânı veya MÖHUK yolu ayrılır.
- 3. Kararın onaylı nüshası, kesinleşme belgesi ve usulüne uygun tercümeler hazırlanır; gerekiyorsa onay zinciri tamamlanır.
- 4. Görev, yetki, taraf bilgileri, tebligat adresleri, giderler ve varsa teminat incelenir; uygun başvuru yapılır.
- 5. Mahkeme sürecinde tebligat ve itirazlar değerlendirilir. Kabul, kısmi kabul veya ret ve kanun yolu aşamaları izlenir.
- 6. Kararın niteliğine ve uygulanabilir hâle gelmesine göre nüfus işlemi veya icra aşamasına geçilir.
Dava baştan görülür mü; ne kadar sürer?
Tanıma–tenfiz incelemesi, yabancı davanın bütün delillerini yeniden değerlendirerek esastan tekrar görülmesi değildir. Kanuni kabul şartları incelenir. Kararın sadece Türk hukukundan farklı bir hukuk uygulanarak verilmiş olması, tek başına kamu düzenine aykırılık sonucu doğurmaz.
Belgenin tamamlanması, yurt dışı tebligatı, taraf itirazları, sözleşme rejimi ve kanun yolu başvuruları süreyi etkiler. Sabit bir bitiş tarihi veya toplam ücret verilemez. Harç, tercüme, onay ve tebligat giderleri kalem kalem değerlendirilir; mahkeme kararı alınması fiilen tahsilatı garanti etmez.
Apostil veya kesinleşme tek başına yeterli mi?
Hayır. Apostil belgenin kaynağına ilişkin bir onaydır; kararın Türkiye'de tanınması ya da icrası yerine geçmez. Kesinleşme de genel rejimdeki koşullardan yalnız biridir. Kararın içeriği, savunma hakkı ve uygulanacak özel rejim birlikte incelenmelidir.
Örnek olarak, yabancı boşanma hükmü ile aynı karardaki aylık nafaka hükmü farklı sonuçlar için kullanılabilir. Evlilik durumunun tescili tamamlanmış olsa bile nafakanın tahsili için ayrı hukuki değerlendirme gerekebilir.
Süreç bağlantısı
Bu aşamadan sonra ne olur?
Aşağıdaki bağlantılar genel süreç yönlendirmesidir; somut dosyada sıradaki işlem farklı olabilir.
Süre ve işlem güvenliği
Avukatla temsil zorunlu değildir. Bununla birlikte bazı başvuru, itiraz ve dava türlerinde hak düşürücü süre, zamanaşımı, görev ve yetki, talep sonucu, tebligat ve delil kuralları nedeniyle sonradan giderilmesi güç veya mümkün olmayan hak kayıpları ortaya çıkabilir. Özellikle tebligat alınmışsa veya kısa süreli bir başvuru söz konusuysa işlem yapmadan önce güncel Resmî mevzuat, karar metni ve dosyaya özgü koşulları kontrol etmek; gerektiğinde hukuki değerlendirme almak yararlı olabilir.
Bilgilendirme notu
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay için kesin sonuç taahhüdü değildir. Mevzuat, resmî uygulamalar ve süreler değişebileceğinden işlem yapmadan önce güncel resmî kaynakları kontrol edin.